Archive for the Category ◊ Kişisel ◊

Artık Çankırı Devlet Hastanesi’ndeyim
Thursday, December 02nd, 2010 | Author: admin

Hacettepe Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Merzifon Asker Hastanesi derken; sıra Çankırı Devlet Hastanesi’nde…

“Çalışma”nın adına mecburiyet karıştığı, doktorlara askerliğin yanında mecburi hizmetin de hediye edildiği canım memleketimde en az 550 gün, muhtemelen çok çok daha fazla sürece burada olacağım.

Beklerim efendim…

Share
Gel Tezkere
Wednesday, December 01st, 2010 | Author: admin

Şafak ile birlikte söylenen il isimlerinin gereksizliğine inanmanın ve şafak saymanın anlamsızlığını bilmenin yanında, “Şafak doğan güneş” demenin güzelliğini de idrak etmiş bir bünye olarak terhis fotoğraflarını siteme koymayı bir borç biliyorum. Ancak önce, her ne kadar daima savaşın/kavganın gereksizliğini savunsam ve savaşımın sadece insanı insan yapan unsurları bütün dünya için yaygınlaştırmak ve geliştirmek için cahilliğe ve hastalıklara karşı yapılmasının gerekliliğini yadsımıyor olsam da aşağıdaki silahlı resmimin pek de albenili olacağını hisseder gibiyim.

E artık genel internet bilgisinden edindiğimiz becerileri tekrarlamanın manası yok aşağıdaki resimlerin üzerine şiddet uygulamanız terhis fotoğraflarının galerisinin açılmasını sağlayacaktır.

Bütün askerlere hayırlı tezkereler, kazasız-belasız-olaysız günler…

Ayrıca bütün askerlere ricam: Lüzumsuz ise söndürün :)

[nggallery id=2]

Share
EADV Dermatopatoloji 2010 Yaz Okulu
Thursday, July 22nd, 2010 | Author: admin

(EADV Dermatopathology Summer School, Part II, Belgium)

Geçen yıl birinci bölümünde eğitim aldığımız EADV dermatopatoloji yaz

okulunun ikincisi için 5-9 Temmuz 2010 arasında yine Belçika

Gent (Ghent)’teydik. Maalesef uzun uzadıya yazacak vakit yok; o yüzden izninizle fotoğraflarla kısa kısa notlar aktarayım.

Notları okumak ve fotoğrafları görüntülemek için aşağıdaki resimlerden geç yapabilir ya da küçük resimleri tıklayabilirsiniz.

[imagebrowser id=3]

Share
Bu siteye yazar ARANMIYOR!
Saturday, April 24th, 2010 | Author: admin

Arkadaşlar bu siteye yazar aranmıyor!

Bu site benim ağ güncem ya da bloğum veya her nedersenizim. Dolayısıyla burası benim at koşturduğum, çok da gerekli olmayan ama olmaması için de sebep olmayan bir yer. Bu vesileyle e-posta ile soran arkadaşlara daha önce verdiğim bu bilgiyi sormayı düşünenlere peşin peşin vereyim de borçlu kalmayayım.

Yazar olmak isteyen dostları www.kritikhaber.net adresindeki her konuda yazabildiğiniz KritikHaber (Medya ve Hayat Eleştirisi) adlı sitemize davet ediyorum.

Share
In the army now…
Wednesday, December 02nd, 2009 | Author: admin

Tabii ki “O şimdi asker, canı neler ister…” gibi veciz sözler etmeyeceğim.

Beni sevenler için Status Quo’dan geliyor: In the army now…

Aralık 3 teslim; anlayana sivrisinek saz…

Share
Bir Akademisyenin ÜDS Rehberi
Sunday, October 04th, 2009 | Author: admin

Başlık size “Bir Otostopçunun Galaksi Rehberi” filmini hatırlatabilir zaten oradan aşırdım ama şunu belirteyim ki o filmi hiç sevmem.

Biz de her akademik insanın geçmesi gereken merhalelerden geçmek mecburiyetinde olduğumuz için ÜDS (Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı)’ ye girdik. Farkındaysanız, “ÜDS Sınavı” demedim aynen “ÖSS Sınavı” gibi gudik bir tabir olmayacağı gibi bu yazım da yanlıştır zira sınavın sınavı olmaz. Hayatımı sınavlarda tüketen biri olarak sınavlara bu hakareti ettirmem :)  ve “sınavı sınavı” yazdırmam, dedirtmem.

Bu yazım ve söyleyiş yanlışından daha doğrusu Türkçeyi yanlış kullanma örneğinden haraketle başka bir konudan bahsetmek istiyorum ama önce ÜDS konusunu bitirelim.

Buz gibi bir okul dersliğinde sınava girmiş olduğum için pek de mutlu değilim, itiraf edeyim. İşte size bazı sınav önerileri:

Sınavlara giderken mutlaka yanınızda bir palto, kazak vb. olsun. Ne zaman nerede donacağınız belli olmuyor. Dışarısı çöl sıcağından kavrulurken nedense okul derslikleri bazen soğuk olabiliyor!

Sınav salonu gözetmenleri! Allah aşkına gereksiz muhabbetlere girmeye çalışmayın. Biliyorum sabah sabah evinizden, sıcak yatağınızdan kalkıp geldiniz ama benim gibi artık sınavlardan bıkmış bir bünye de sizin gibi sabah sıcak yatağından kalkmış ve neredeyse 6 yıl sonra tekrar kurşun kalem ve silgi ile tanışmış durumda. Ben muhabbet edeceğiniz son kişi olabilirim. Gülümsemem tamamen nezaketim gereğidir yoksa sohbete katılma isteğim zerre kadar yoktur. Üç saat sınav sorularını cevaplayıp sonrasında İngilizceyi tamamen unutmak istiyorum.

Sınava giren arkadaşlar; lütfen evde sümüğünüzü silin de gelin. Tamam anlıyorum ben de lisedeyken sınavlarda bazen heyecanlanırdım ve benim de burnum akardı ama artık 30′lu yaşlara adım atmanın arefesindeyiz. Rica ederim sizin sümüğünüzün hışırdaması soru çözerken bizi fevkalade rahatsız etmekte. Burnunuzu iyice silin ve sonra sınav salonuna girin.

Sınavlarda artık tuvalete gitme hakkı verildiğini yeni öğrendim. Benim gibi ÖSS’de çişinin gelmesinden korkan ve bu önemli mevzuyu kitabında (bkz. Gelecek Yılın ÖSS Soruları) ayrı bir bölüm açarak detaylı anlatan bir birey bundan gerçekten mesut oldu. Her ne kadar üç saatlik sınav süremde bunu kullanma ihtiyacı hissetmesemde o soğuk sınav salonunda dakika başı çiş için kalkan insanlar adına sevindim.

ÜDS, içinde çok gereksiz sorular ve uzun paragraflar bulunan bir sınav. Bu sınavın neyi ölçmeye çalıştığını ben anlayamıyorum açıkçası. Eğer İngilizce düzeyimizi belirleyecekse, kendisi gayet gereksiz zira bizim tıp camiası olarak bütün kaynaklarımız ne yazık ki zaten İngilizce. Eğer bir makale yazma ya da araştırma yapma gereksiniminiz var ise İngilizce bilmek zorundasınız. Yurtdışında kursa veya kongreye katılacak bir de üstüne üstlük sunum yapacaksanız zaten İngilizce konuşmaya mecbursunuz. Her ne kadar kalbimiz Türkçemizin bilim dili olması için çarpsa da şu an için maalesef elimizden bir şey gelmemekte.

ÜDS için size iki çevrimiçi (online) kaynak öneriyorum: www.bademci.com ve www.remzihoca.com özellikle birincide gerçekten güzel hazırlanmış dilbilgisi (grammar) ve kelime (vocabulary) çalışma dosyaları var. Ayrıca geçmiş yıllarda çıkan sorular da konmuş. Hem de ücretsiz. Vakit bulup hepsine bakamadım ama bunun gibi siteleri hazırlayanları tebrik ediyor ve destekliyorum. Israrla savunuyorum; bilginin, ilimin yayılmasının tek yolu ücretsiz olmasıdır.

Şimdi sıra geldi başka bir Türkçeyi yanlış kullanım örneğine:

Benim de maalesef yeni öğrendiğim sık yapılan yanlışımız, Murat Bardakçı’nın HaberTürk’te yayımlanan “Tarihin Arka Odası” adlı uzun süren ama yararlı bilgiler edindiğimiz programının son bölümünde (03.10.2009) dile getirildi.

Efendim; yıllardır bildiğimiz “çaydanlık” kelimesi aslında yanlışmış. Doğrusu “çaydan” olmalıymış. -dan eki Farsça zaten “-lık” ekinin kattığı anlamı katıyormuş ve “çaydan” kelimesi zaten “çaylık” anlamı taşıyormuş. Yani “çaydanlık”, aslında “çaylıklık” demek ve yanlış. Mum demek olan “şam” kelimesinden “şamdan”ın türemesi gibi “çaydan” kelimesi de türemiş ve doğru kelime de buymuş.

Öğrenmiş olduk.

Aynı şekilde “hanedanlık” da yanlış kullanım. Haberiniz olsun.

Share
EADV Dermatopatoloji Yaz Okulu 2009, Gent, Belçika
Sunday, July 12th, 2009 | Author: admin

(EADV Summer School in July, 2009, Ghent, Belgium)

[singlepic id=88 w=320 h=240 float=left] Belçika’nın Ghent ya da Gent ilinde 05-10 Temmuz 2009 tarihler inde EADV (Avrupa Dermatoloji ve Veneroloji Derneği) tarafından düzenlenen dermatopatoloji kursuna katıldık.

Bu yazıdaki resimlerin üzerine tıklayarak onları büyük boyutlarda görüntüleyebilirsiniz.

[nggallery id=1].

Maalesef, vaktimin kısıtlı olması nedeniyle çok fazla bilgi olamayacaktır bu yazıda ancak, yine de okumanız samimiyetle tavsiye edilir.

Belçika 3 büyük yönetim(hükümet)den oluşuyor: Flaman Bölgesi, Valonya ve Brüksel. Aslında siyasi fedaralitede 10 eyalete sahipler.

Belçika’nın büyük şehirleri (Bu kısım wikipedia’dan alınmıştır) :

Brüksel (Brüksel Bölgesi)(1.006.749)

Anvers (Anvers Eyaletinin başkenti) (457.749)

Gent (Doğu Flandre Eyaletinin başkenti) (230.951)

Charleroi (Hainaut Eyaletinde bir kent)(201.373)

Liège (Liège Eyaletinin başkenti) (185.574)

Brüj (Batı Flandre Eyaletinin başkenti) (117.351)

Kuzeyde Flamanca, güneyde Fransızca, başkent Brüksel’de ise Fransızca, İngilizce ve Flamanca konuşuluyor.

Toplam nüfusun % 60′ının ana dili Flamanca, % 39′unun Fransızca ve yalnızca %1′inin Almanca.

Ghent’e giderseniz, halkın pek de İngilizce’ye aşina olmadığını görürsünüz. Bir şey sorduğunuz vakit size gerçekten yardım etmek isteyen hatta Flamanca “çırpınan” yardımsever insanlar görüyorsunuz ama Flamancanız yoksa doğal olarak onları anlayamıyorsunuz.

Ghent, oldukça sessiz, sakin, çünkü tenha ama fevkalade turistik ve tarihi bir şehir. Aslında bizim anladığımız gibi ucu bucağı olmayan iller değil Belçika şehirleri. Zaten Belçika’nın topu topu 34 bin km kare yüz ölçümü var. On milyon nüfuslu bu ülkede kişi başı GSMH ise 31,500 dolar.

Ghent’teki binaların bir kısmının yüzyılları bulan yapım aşamaları varmış. Bazıları yeterli para bulunmadığından on yıllar hatta yüz yıllar sonra tamamlanabilmiş.

Oldukça yağmur alan yemyeşil ormanların, tarlaların ve parkların bulunduğu ülkede paganist kültüre sahip çıkılmış ki, zamanında bu bölgeye gelip hıristiyanlığı yaymak isteyen misyoner rahipler kanallara atılarak  öldürülmüş.

İlk gün 28-29 dereceyi bulan hava sıcaklığı ilerleyen günlerde 19-20 dereceye düştü. Yağmurun bir yağıp bir durduğu hava ise bizi pek de bunaltmadan gün içinde değişimler gösterdi.

Lokantalarda turistlerin bedava alabileceği haritalarla şehrin tarihi merkezini rahatlıkla dolaşabiliyorsunuz. Bütün tarihi binalar bu haritalarda işaretlenmiş ve anlatılmış.

Ghent şehir merkezinde tarihi alışveriş merkezi, kale, saat kulesi ve kiliseler mevcut.

Kanallarda bot gezileri yapılabiliyor.

Şehri 1 euro ile kısa bir süreliğine  dürbünden izleyebilirsiniz. İzlemeseniz de olur paranız cebinize kalsın pek de bir özelliği olmayan basit dürbün.

Kanallardaki su çok da temiz değil hatta arada koku da gelmiyor değil.

Oldukça tenha bir tarihi alanda dolaşmak insana huzur veriyor.

Aşağıdaki Ghent ve Brugge fotoğraflarından istediğinize şiddet uygulayarak görüntülenmesini sağlayabilirsiniz.

Sabahları ders, öğleden sonraları patoloji örnekleri, akşam ise gezi ile geçen günlerin ardından, Belçika’nın Gent, Brüksel ve incecik dantelleri ile ünlü Brugge şehrini fırsatınız olursa gezmenizi şiddetle tavsiye ediyor ve bu yazıyı çok da uzatmadan mecburen noktalıyorum.

Kısa notlar:

Belçika’da otobüs/tramvay duraklarında saat listeleri mevcut. Bütün otobüsler daima zamanında geliyor! Yazan zamandan dakika bile sapma olmuyor!

- Atıştırmalık olarak sadece patates kızartması yeniyor.

Waterzooi ve Scampi yenebilecek yemeklerden.

- Her ne kadar özel dense de asla ve asla Waffle yemeyin. Berbat yapıyorlar.

Share
Gelecek Yılın ÖSS Soruları
Sunday, January 04th, 2009 | Author: admin

GELECEK YILIN ÖSS SORULARI ÇIKTI!

Engin Şenel’in mizah kitabı çıktı!

Yüz küsur sayfalık bir kitapta hayatın gerçeklerini anlatacak birbabayiğit
var mıdır dünyada? Şimdiye kadar yok sanılmıştı ama artık var… Ne tetris, ne CD, ne internet ne de zamanımız popüler kültürünün bir parçası olan google ve facebook bile böyle bir etki yaratmamıştı
insanoğlunda. Elinizde tuttuğunuz bu ulvi kitap, sizin için bir çağı kapatıp başka bir çağı açacak.
Artık o çağ uzay çağı mı olur,  cilalı taş devri mi olur bunu da sizin potansiyeliniz ve şansınız
belirleyecek. Kısacası geleceğinizin günümüze yansımalarının omurgasını oluşturacak elinizde tuttuğunuz eser.

Kıymetini bilin; sonuna kadar okuyun. Şifa bulacaksınız.

Ya da sadece güleceksiniz…

Share
Engin Şenel’in Blog Sayfası Açıldı
Sunday, September 10th, 2006 | Author: admin

Bugünden sonra olağan şeyleri bu sayfada yazacağım. Siz de isterseniz yorum yapabilirsiniz. Esen kalın.

- www.enginsenel.com – www.doktorengin.com -
Share